İstanbul0553 717 59 29       İzmir0533 161 84 78      Antalya0532 300 04 86

Saç Ekimi’nin Tarihi

Saç, her çağda insan için önemli bir estetik değer olmasından dolayı göz önünde tutulmuş, her zaman önem verilen bir kavram olmuştur. Bu nedenle, saç kayıplarının ve kellik durumunun önlenmesi için tarih boyunca çok çeşitli yöntemler denenmiştir.

Tarihte, ilk saç ekimi, 1822 yılında, Diegonbach tarafından gerçekleştirilmiştir. 1822 yılından günümüze kadar uzanan saç ekimi tarihinde, pek çok başarısız yöntem denenmiş fakat son teknoloji ile birlikte tüm bu başarısızlıklar tarihin tozlu sayfalarına gömülmüştür.

Diegonbach’ın ilk saç nakli çalışmasından sonra, 1926 yılında, Hunt Kelligen, teoride, saçsız alanlarda saç büyümesi sağlanabileceğinden bahsetmiş, saçlı alanlardaki saçların o bölgeye kaydırılarak başarı sağlanabileceğini anlatmıştır.

1931 yılında, Passot tarafından, ilk kez saç hücreleri tanımlanabilmiştir. Bu tanımlama, Hunt Kelligen’in teorisi üzerine yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.

Modern saç ekiminin temelleri, 1952 yılında greftler ile tedaviye başlanması ile ortaya çıkmıştır. Bu keşfin akabinde, 1971 yılında, kare şeklinde grefler kullanılmaya başlanmış, 1984 yılında ise saçlı donunun genişletilmesi sureti ile tedavi yöntemleri uygulanabilir olmuştur.

Bu dönemde, tüm bu çalışmaların dışında, çok çeşitli teknikler de denenmiştir. Özellikle 1984 yılından sonra ortaya çıkan, kafa derisi gerdirme, kafa derisi esnetme gibi yöntemlerin yanısıra, makrografting ve flep yöntemleri de denenmiştir.

Kafa derisi gerdirme yöntemini uygulayan tedavilerde, kafa derisi genişletilerek, genişletilen saçlı bölgeye ekim yapılır. Bu yöntemde görüntü bozuklukları ve acı oluşması kaçınılmazdı.

Kafa derisi esnetme yönteminde ise, saçlı alanların esnetilmesi ile saçsız alanların küçültülmesi planlanır. Flep yönteminde ise, saçlı alan dokusu, saçsız alan dokusuna transfer edilerek dikim yapılır. Bu yöntemde çok acı hissedilmesi ve görüntü bozuklukları yaşanması normaldir.

Tüm bu operasyonların akabinde, günümüzde FUT ve FUE teknikleri geliştirilmiş ve acısız, ağrısız, başarılı sonuçlar elde edilmeye başlanmıştır. Son teknoloji sayesinde, hiçbir zaman doğal olmayan bir görünüş ve acı söz konusu değildir.